LOTUS CAP
Durum: Stok Var
441,00
-
+
İÇİNDEKİLER
Karahindiba toprak üstü ekstresi, Biberiye yaprak ekstresi, Ayı üzümü yaprak ekstresi, Isırgan tohumu ekstresi, Enginar yaprak ekstresi, Deve dikeni yaprak ekstresi, Turna yemişi meyve ekstresi, Kişniş tohumu ekstresi, Ölmez çiçek ekstresi, Zerdeçal kök ekstresi, Rezene tohum ekstresi, Astaksantin, Lotus yaprak ekstresi

KULLANIMI
Günde 2 defa 1 kapsül kullanılır. 11 yaş ve üzeri için uygundur.

ETKİLERİ
Ürün İçerikleri

Isırgan otu

Vücuttaki toksinleri temizleyebilir. Söktürücü özelliği, vücutta etkisizleştirilen toksinlerin hızlı bir şekilde vücuttan atılmasını sağlayabilir.

Besin alımını artırarak sindirim sürecinin sorunsuz bir şekilde çalışmasını sağlayabilir ve tehlikeli toksinlerin birikmesini önleyebilir.

Ayrıca lenf sistemini uyarır ve böbreklerdeki fazla toksinlerin atılmasına yardımcı olabilir.

Böbrek taşlarının önlenmesine yardımcı olabilir.

Bu bitkinin içeriğindeki etkin maddeler; böbrek, safrakesesi ve mesanede oluşan taş ve kumun kolayca atılmasını sağlayabilir.  Taş ve kum oluşumunu da önleyebilir. Ayrıca idrar söktürücüdür ve mesaneyi enfeksiyon ve ödemden korumaya yardım edebilir.

Saman nezlesi, astım ve diğer mevsimsel alerjiler dahil olmak üzere çeşitli solunum rahatsızlıklarının tedavisinde yardımcıdır.

Alerjik hastalıklara iyi gelebilir.

Araştırmalar, bu bitkiden alınan bazı ekstrakt birleşimlerinin, alerjik reaksiyonları önemli ölçüde azaltabildiğini göstermiştir. Astımı olanlar çayını düzenli tükettiğinde bu rahatsızlığın etkilerinin azaldığı gözlenmiştir.

Osteoartrit (Kireçlenme), artrit ve eklem ağrısını hafifletmede faydalı olabilir.

Isırgan otu genellikle eller, dizler, kalçalar ve omurgada eklem ağrısı yaşayan osteoartrit ve artrit hastalarının sıkıntılı bölgelerine haricen sürülerek ağrıların hafiflemesine yardımcı olabilir. Ayrıca ağız yoluyla alındığında da rahatlama sağlayabilir.

Romatizma ağrılarını hafiflettiği de bilinmektedir.

Osteoporoz ve kemik sağlığına katkı sağlayabilir.

Bor ısırgan otunun içeriğinde bulunan önemli bir mineraldir ve bu mineral kemiklerimizdeki kalsiyum içeriğinin korunmasında etkilidir. Böylece bu bitki osteoporozun başlamasının yavaşlamasına yardımcı olur.

Prostat sağlığını korumaya yardım edebilir.

Başta prostat kanseri olmak üzere, prostatla ilgili idrar yapma, idrar torbasının boşaltılması, ağrılı idrara çıkma, idrar sonrası damlama ve idrar akışının azalması gibi rahatsızlıkların tedavisinde etkili olduğu gözlenmektedir.

Cilde iyi gelir.

Ekstraktlar cilde uygulandığında, ısırgan otunun aknenin (sivilce) şiddetini azalttığı ve hatta bakteriyel enfeksiyonları önleyebildiği kanıtlanmıştır. 

Antioksidan özelliklerinden dolayı iyileşmeyi hızlandırabilir, yara izlerinin ve lekelerin görünümünü azaltabilir ve kırışıklıklarla yaş lekelerini azaltmak için anti-aging etkilerini artırabilir. Genel olarak tonik ya da maske olarak kullanılabilir.

Suçiçeği ve egzamadan kaynaklanan rahatsızlıkları gidermeye yardım eder. Yanık tedavisinde fayda sağlayabilir. Zeytinyağı ile karıştırılarak yanık bölgeye uygulanır.

Saç sağlığını koruyabilir.

Saç dökülmesini önleyebilir ve kellik tedavisinde kullanılabilir. Isırganın yaprakları kaynatılarak suyu saçın son durulamasında kullanılır. Bu işlem, kafa derisi sağlığını koruduğundan kepek oluşumunu da önleyebilir. Yanı sıra ısırgan otu çayı içilmesi bu tedaviyi daha etkili kılar. Azalan saçların yerine yeni saçların çıkmasını sağlayarak saçlarda gürleşme içim fayda sağlayabilir.

Pek çok kanserin oluşumunu önlemeye yardım edebilir.

Mide bulantısı ve ishali azaltabilir.

Ülser ve hemoroitleri yatıştırabilir.

Diş eti iltihabına bağlı kanamaları azaltabilir.

Böcek ısırıklarını tedavisinde yardımcı olabilir.

Meryemana dikeni tohumu

Deve dikeninin bilimsel adı Silybum Marianum’dur.

Bu bitki Kutsal Meryem, Meryem ana dikeni ve kutsal diken olarak da adlandırılır. Eski bir efsaneye göre Meryem’in sütünden bir damla bu bitkinin yapraklarına düşer. Süt yapraklara değdiğinde beyaz renkli benekleri ortaya çıkar

Bağışıklık sistemini destekliyor.

Meryemana Dikeni’nin kullanılan kısımları esas itibari ile meyveleri yani tohumlarıdır. 

Tohumları ve silimarin; hepatit, siroz, karaciğer yağlanması, sarılık ve diğer karaciğer rahatsızlıkları ile baş ağrısı, nevralji, beyin ödemi, varis, seyahat hastalığı (yol tutması), MS, safra kesesi rahatsızlıklarında, mantar zehirlenmelerinde, sedef hastalığında, alkole bağlı karaciğer hasarında kullanılmaktadır.

Kuvvet verici olarak kullanılır. Özellikle hepatit tedavisinde fayda sağlayabilir.

Silimarin etkili bir karaciğer koruyucusu madde olup, standardize edilmiş %70-80 silimarin ihtiva eden ekstreleri kronik karaciğer rahatsızlıklarında kullanılır.

Ayrıca ruhsal hastalıklarda da kullanılmaktadır. Halk arasında toprak üstü kısmı idrar söktürücü, ateş düşürücü, romatizma ağrılarında, yatıştırıcı ve iştah açıcı olarak kullanılmaktadır. Bitkinin etken maddeleri karaciğeri genel anlamda korur ve karaciğeri zararlı ve zehirli maddelerden de büyük oranda temizler.

Karaciğerin dokusunu yenilemesine yardımcı olur.

Karaciğeri koruduğu, metabolizmasını iyileştirdiği için karaciğerle dolaylı olarak ilgili olan tüm rahatsızlıkların tedavisine de dolaylı katkı sağlar. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.

Karaciğer hastalığı, alkolik karaciğer hastalığı, hepatit ve hatta karaciğer kanseri gibi hastalıklar sonucunda karaciğerlerinde hasar oluşmuş kişilerde destekleyici bir tedavi olarak kullanılır.

Yapılan araştırmalar deve dikeninin toksik maddelerin karaciğere bağlanmasını engellediğini ve karaciğer fonksiyonunu iyileştiğini ortaya koymuştur.

Deve dikeni takviyesi tüketen karaciğer hastalarının karaciğer fonksiyonlarında iyileşmeler olduğu gözlemlenmiştir.

Şeker hastalığıyla mücadelede yardım eder. Yapılan araştırmalar sonucunda deve dikeni bitkisinin şeker hastalığı olan insanlar için yararlı olduğu ortaya çıkmıştır. Deve dikeni kan şekerini dengelemek, diyabet kaynaklı böbrek hasarının ilerlemesini önlemek ve şeker hastalığı kontrolüne yardım eder.

Beyin için faydalıdır. Beyin fonksiyonlarını geliştirir. Oldukça uzun süreler boyunca Parkinson ve Alzheimer gibi hastalıkların tedavisinde ilaç olarak kullanılmaktadır.

Deve dikenin antioksidan ve anti-inflamatuar etkileri beyindeki nöronları koruyucu etkiye sahiptir. Bu bitki yaşla beraber görülen beyin fonksiyonlarındaki azalmaya karşı mücadele eder.

Kadınlarda oluşan kemik kaybını geciktirmek ve önlemek için bir tedavi olarak kullanılabilir.

İlerleyici kemik kaybının neden olduğu bir hastalık olan osteoporoza iyi gelir. Osteoporoz küçük yaralanmalar sonucunda bile kolayca kırılabilen oldukça zayıf kemiklere sebep olur.

Deve dikeni, kemikleri güçlendirmeye ve kemik kaybına karşı koruyucu bir etkiye sahiptir.

Kanserle mücadelede yararları olabilir.

Deve dikeni tohumu pek çok aktif bileşikten meydana gelen antioksidan flavonoidlerin çok iyi bir kaynağıdır.

Bağışıklık sistemini güçlendirebilir. DNA hasarıyla savaşta fayda sağlayabilir.

Kanserli tümör büyümesini tersine çevirmeye ve kanser riskini azaltmaya yardım eder. Meme kanserini bloke etmeye katkıda bulunur.

Ayrıca akciğer ve prostat kanseri de dahil olarak birçok kanser türüne karşı vücudu korumaya fayda sağlayabilir.

Kalp sağlığı için faydalıdır. Kanı temizlemek, iltihabı azaltmak ve atardamarlarda bulunan oksidatif stres hasarını önlemek için yarar sağlar.

Yüksek kolesterol seviyelerini aşağıya çekmeye yardım eder.

Deve dikeni cilde faydaları açısından da dikkat çeker. Deve dikeni cildi koruyucu özellikle sahiptir.

Yapılan çalışmalar deve dikeninde bulunan yararlı içeriklerin UV ışınlarının sebep olduğu oksidatif stresin önlenmesinde oldukça etkili olduğunu ortaya çıkarmıştır. Çeşitli cilt rahatsızlıklarına neden olan UV ışınlarıyla indüklenen oksidatif stresin inhibitörü olduğu düşünülür.

Kanser tedavisi sırasında radyasyon nedenli oluşan cilt hasarını azaltmaya yardımcı olduğu bilinir.

Bitkinin antioksidan özellikleri; eklemlerin, gözlerin ve kasların sağlığı için de oldukça yararlıdır.

Yaşlanma karşıtıdır. Deve dikeni içeriğindeki antioksidanlar sayesinde vücutta bulunan serbest radikallerin hasarını önleme yardım eder. Bu da vücuttaki yaşlanmanın önüne geçer.

Deve dikeni, hem cilt hem de iç organların yaşlanmalarını yavaşlamasını sağlar. Böylece bazı ciddi rahatsızlıkların (böbrek ve karaciğer rahatsızlıkları, kalp hastalığı vb.) riskini azaltır.

Tohumları öğütüldükten sonra yoğurt içine veya bala ilave edilerek tüketilir. Ekstreleri eczanelerde satılmaktadır.

Lotus Çiçeği Yaprağı

Kalp sağlığına katkıda bulunur.

Lotus çiçeğinin kokusu ya da daha erişilebilir olan yağından elde edilen kokuların sinirleri yatıştırıcı, sakinleştirici ve uyku getirici bir katkısı olabilir.

Bu özelliği nedeniyle stres kaynaklı sorunların, baş ağrılarının çözümünde yardımcıdır.

Yüksek oranda C vitamini içerdiğinden güçlü antioksidan özellikler gösterir.

Kendini temizleme özelliğinin insanlar üzerinde de etkili olduğu, bu sayede mikropların kökünü kazıdığı da biliniyor.

Vücuda giren yabancı maddeleri vücuttan uzaklaştırması sayesinde bizi hastalıklara karşı korumaya destek verebilir.

Bu özelliği sayesinde cildin temizlenmesine ve parlaklığında faydalı olabilir.

Kilo vermeye yardımcı olabilir.

İshal sorununun kısa sürede geçmesine destek oluyor.

Vücutta idrar söktürücü bir etki yaratabilir.

Son olarak, cinsel gücü artırıcı bir etki gösterdiği de söyleniyor.

Yaralar ve ufak kesiklerin hızla şekilde iyileşmesinde fayda sağlayabilir.

Gözleri sağlıklı tutmada yardımcıdır.

Karaciğer fonksiyonunu sağlıklı tutmaya yardımcı olur.

Ölmez Otu

Ölmez otu karaciğeri uyarmaya yardım eder.

Kas işlevlerini rahatlatmaya faydalıdır.

Ölmez otunun spazm karşıtı bir özelliği vardır. Aynı zamanda kan temizleyici bir etkisi de vardır.

Ölmez otu karaciğeri uyarır. Detoks sürecini hızlandırmada yardımcıdır.

Ölmez otu çiçeği hipotansif etkilere sahiptir. Bu etkiler kan hücrelerini iyileştirir. Yüksek kan basıncını azaltır.

Kas işlevlerini rahatlatır.

Ölmez otu faydaları arasında dikkat çeken bir diğer özellik bitkinin bağışıklığı arttırmasıdır. Bu sayede kansere karşı vücudun korunmasına yardım eder.

Yemeklerden sonra hissedilen mide şişkinliği ve hazımsızlığın giderilmesinde yardımcıdır.

Kurutulmuş ölmez otu idrar söktürücü özelliğe sahiptir.

Ölmez otu çiçeği cilde faydaları ile de dikkat çeker. Cilde nem kazandırır. Yaşlandırma karşıtı bir etkisi vardır.

Ölmez otunun antioksidan özelliği vardır. Cildi kirden ve mikroplardan arındırır. Gözenekleri sıklaştırır ve cildin gerginliğinin korunmasına yardım eder.

Ölmez otu böbrek, safra kesesi ve pankreasın çalışmasını düzenler.

Safra kesesinde ve böbrek taşında oluşan taşların atılmasına yardımcı olur. Fakat bu rahatsızlığa sahip olan kişilerin öncesinde mutlaka doktora danışması önerilir.

Ölmez otu çiçeği faydaları arasında kilo vermek de var. Ölmez otu çayı kilo kontrolüne yardımcı olur. Yağ yakımını hızlandırır.

Basur ve prostat gibi hastalıkların tedavisinde kullanılabilir.

Ölmez otu sindirim sistemini destekler.

Kranberi Ekstresi (Turna Yemişi)

İdrar yolu enfeksiyonunu azaltmaya fayda sağlar. 

Tıbbi olarak antibakteriyel ve idrar sökücü olur değerlendirilmektedir.

Turna yemişi aynı zamanda bir vitamin deposudur.

Kan şekerini düşürmede yardım eder.

Ağız ve diş hastalıklarına karşı yarar sağlayabilir.

Antioksidan içeriği sayesinde vücudu bakterilere karşı korumaya yardım eder.

Mesane kasılmasını engellemeyi destekler.

İştah kaybını engellede faydalı olabilir.

İshali gidermeye faydalıdır.

Böbrek iltihabını önlemeye yardımcıdır.

Romatizmayı gidermeye faydalıdır.

Ülsere karşı yarar sağlar.

Damar sertliğini engellemeyi destekler.

Bol miktarda Omega 3 bulunan turna yemişi aynı zamanda beyin hücrelerindeki hasarı önleyerek felç riskini azaltmaya yardım eder

Ayı Üzümü

Böbrek taşı ve kumu oluşumunu önlemeye yardım eder.

Kadınlarda idrar yolu enfeksiyonlarını yok etmeye destek olur.

Kanser hücrelerinin oluşumunu engellemeye yardım eder.

Hücreleri yenileme ve yaşlanmayı geciktirmeyi destekler.

Adet sancısını dindirmeye yardımcıdır.

Mikrop ve toksinleri vücuttan atmaya faydalı olabilir.

Sinirleri yatıştırıcı bir katkı sağlar.

Beyin sağlığını korumakta, unutkanlığı gidermekte, beynin yaşlanmasını geciktirmekte, beynin algılama ve kavrama yeteneğini güçlendirmektedir.

Ayı üzümü bitkisi göz sağlığı için oldukça büyük bir öneme sahiptir.

İkinci dünya savaşında İngiliz Hava Kuvvetleri, gece uçan pilotlarının gece görüş kabiliyetlerini artırmak için Ayı üzümü meyveleri ile beslenmelerini sağlamışlardır.

Yine aynı dönemde Fransız araştırmacılar bu bitkilerin meyvelerinin pilotların gece görüş kabiliyetini artırdığını tespit etmişlerdir.

Ayı üzümü bitkisinin meyvesi miyop tedavisinde de etkilidir. Miyop hastaları üzerinde yapılan bir çalışmada, Ayı üzümü meyvesinin miyop gözler üzerinde olumlu sonuçlar verdiği ortaya konulmuştur.

Yine, bir başka çalışma glokom (kısaca gözün görme yeteneğinin göz tansiyonu nedeniyle azalması veya tamamen yitirmesi) hastaları üzerinde yapılmış bir çalışmada Ayı üzümü meyvesi ile beslenen glokom hastalarının görme yeteneğinde iyileşme olduğu tespit edilmiştir.

Yine klinik çalışmalarda kullanılan Ayı üzümü meyvesi ekstraktının, içerdiği E vitamini sayesinde katarakt hastalarının sorununa da çare olduğu ortaya konmuştur.

Ayı üzümü meyvesinin bir diğer önemli faydası kolesterolü düşürmesi, kandaki yağ oranını azaltmasıdır. Bu son derece önemlidir, zira bu bilgi kullanılarak obezite ile savaşta Ayı üzümü meyvesinden kolaylıkla faydalanılabilir.

Ayı üzümü meyvesi enzimleri aktif hale getirmekte ve kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlatmaktadır. Yapılan bir araştırmada Ayı üzümü meyve ekstraktının rahim ağzı ve kolon kanseri hücre gelişimini yavaşlattığı tespit edilmiştir.

Ayı üzümü meyvesi kalp damar sağlığını koruyarak kalp krizi oluşma riskini engellemektedir.

Ayı üzümü meyvesi vücut nörolojik sistemi güçlenmekte, nörolojik sistemde tahribat oluşmasını engellemektedir.

Ayı üzümü meyvesi e-coli (patojenik kökenli) bakterilerin idrar yolunda bağlanmasını önlemektedir (diğer ifadeyle deşarjı sağlıklı kılmaktadır). Böylece idrar yolu enfeksiyonlarına karşı vücut sağlığını artırmaktadır.

Ayı üzümü meyvesi şeker hastalığının tedavisinde de olumlu etkiler sağlamıştır. Şeker hastası fareler üzerinde Ayı Üzümü meyve ekstraklarının etkili olduğu ortaya konmuştur.

Beyin sağlığını korumakta, unutkanlığı gidermekte, beynin yaşlanmasını geciktirmekte, beynin algılama ve kavrama yeteneğini güçlendirmektedir.

Ayı üzümü meyvesi kalp damar sağlığını koruyarak kalp krizi oluşma riskini engellemektedir.

Ayı üzümü meyvesi vücut nörolojik sistemi güçlenmekte, nörolojik sistemde tahribat oluşmasını engellemektedir.

Ayı üzümü meyvesi e-coli (patojenik kökenli) bakterilerin idrar yolunda bağlanmasını önlemektedir (diğer ifadeyle deşarjı sağlıklı kılmaktadır). Böylece idrar yolu enfeksiyonlarına karşı vücut sağlığını artırmaktadır.

Ayı üzümü meyvesi şeker hastalığının tedavisinde de olumlu etkiler sağlamıştır. Şeker hastası fareler üzerinde Ayı Üzümü meyve ekstraklarının etkili olduğu ortaya konmuştur.

Ayı üzümü meyvesi taze olarak tüketilirse kanı temizleyici özelliği vardır.

Ayı üzümü bitkisi ekonomik yönden değerli bir bitkidir. Gelişmiş ülkelerin pek çoğunda Vaccinium sp., türlerinin kültüre alınması ve ekonomiye kazandırılması konusunda çok büyük çalışmalar yürütülmektedir.

2010 yılı verilerine göre dünya Ayı üzümü mensubu olduğu Vaccinium sp., üretiminin % 53ü Amerika Birleşik Devletleri, % 33ü Kanada, % 3.5i Polonya, % 3.2si Almanya ve % 7.3ü diğer ülkeler tarafından yapılmaktadır (Anonim, 2010). 2010 yılı verilerine göre Kanadanın Ayı üzümü ticaretinden elde ettiği gelir 148.6 milyon dolardır (Anonim, 2010).

İlgili değere bakıldığından Kanadanın sadece Ayı üzümü bitkisinden elde ettiği gelir, Türkiyenin tıbbi ve aromatik bitkiler dahil tüm odun dışı orman ürünlerinden elde ettiği gelirden yaklaşık % 45 daha fazladır. Türkiye taşıdığı güçlü potansiyele rağmen maalesef Ayı üzümü ihraç eden ülkeler arasında değildir.

Ayı üzümü meyvesinin bir diğer önemli faydası kolesterolü düşürmesi, kandaki yağ oranını azaltmasıdır. Bu son derece önemlidir, zira bu bilgi kullanılarak obezite ile savaşta Ayı üzümü meyvesinden kolaylıkla faydalanılabilir.

Ayı üzümü meyvesi enzimleri aktif hale getirmekte ve kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlatmaktadır. Yapılan bir araştırmada Ayı üzümü meyve ekstraktının rahim ağzı ve kolon kanseri hücre gelişimini yavaşlattığı tespit edilmiştir.

Kişniş

Cilt iltihabını azaltmaya yardımcıdır.

Kişniş, anti-romatizmal ve antiartritik özelliklere sahiptir, bu iki durumun neden olduğu şişliği azaltmaya yardımcı olur.

Yapılan bir araştırmaya göre; araştırmacılar aynı zamanda kişnişin anti- enflamatuar özelliklerinden bahsetmişlerdir.

Böbrek fonksiyon bozukluğu veya anemi nedeniyle şişlik gibi durumlarda kişniş, fazla suyun vücuttan atılmasına yardımcı olabilir. Derideki bu iltihabın azalması cildin görünümünde bir iyileşmeye neden olur.

Cilt bozukluklarını gidermeye yardım eder.

Kişnişin dezenfektan, detoksifikasyon, antiseptik, mantar önleyici antioksidan özellikleri egzama gibi cilt hastalıkları, kuruluk ve mantar enfeksiyonlarını temizlemek ve önlemek için idealdir.

Kötü kolesterolü düşürmeyi destekler.

Linoleik asit, oleik asit, palmitik asit, stearik asit ve askorbik asit (C vitamini) gibi kişnişlerde bulunan asitler, kandaki kolesterol seviyelerini düşürmede etkilidir.

Ayrıca, kalp krizi, ateroskleroz ve felç gibi ciddi kardiyovasküler hastalıklara yol açabilecek arter ve venlerin iç duvarları boyunca kötü LDL kolesterol birikimi seviyesini azaltırlar.

Tehlikeli koşullar için önleyici bir savunma hattı olarak çalışan iyi HDL kolesterol seviyelerini yükseltmeye de yardımcı olur.

 

Kan basıncını düzenlemeye yardımcı olabilir.

Bir araştırma, kişnişin, hipertansiyondan muzdarip kişilerde kan basıncının düşürülmesine olumlu yardımcı olduğunu göstermektedir.

Periferik ve merkezi sinir sistemindeki bir nörotransmiter olan kalsiyum iyonları ve asetilkolin etkileşimini artırarak, kan damarı gerginliğini gevşeterek, kalp krizi ve felç dahil olmak üzere bir dizi kardiyovasküler rahatsızlık olasılığını azaltır.

Ağız ülserleri için doğal antiseptik.

Kişnişin içindeki uçucu yağların bir bileşeni olan Citronellol, mükemmel bir antiseptiktir. Ek olarak, diğer bileşenler ağızdaki yara ve ülserlerin kötüleşmesini engelleyen antimikrobiyal ve iyileştirici etkilere sahiptir.

Ülserlerin iyileşme sürecini hızlandırmaya yardımcı olur ve ayrıca kötü nefesi önler.

Birçok üründe yaygın olarak kullanılmamasına rağmen, kişniş genellikle tüm doğal diş macunlarında antiseptik bir bileşen olarak kullanılır. Aslında, diş macunu icadından önce, insanlar kötü nefesi azaltmak için kişniş tohumu çiğniyorlardı.

Anti-alerjik özellikler.

Birçok çalışma kişnişin mevsimsel alerjilerin ve saman nezlesinin (rinit) rahatsız edici etkilerini azaltabilecek güçlü anti-histamin özelliklerine sahip olduğunu göstermiştir.

Yağı ayrıca bitkiler, böcekler, gıda maddeleri ve diğer maddeler nedeniyle oluşan alerjik reaksiyonları azaltmak için de kullanılabilir.

Ayrıca, anafilaksi, kurdeşen ve boğaz ve bezlerin tehlikeli bir şekilde şişmesini önleyebilir.

Kemik sağlığını geliştirir.

Zengin bir kalsiyum kaynağı olarak kişniş, kemikler için çok değerlidir.

Kişnişlerde bulunan kalsiyum ve diğer esansiyel mineraller, osteoporozdan korunmanın yanı sıra, kemik büyümesinin ve dayanıklılığın ayrılmaz bileşenleridir.

Diyetinize küçük bir miktar kişniş bile eklemek, kemiklerinizi yıllar boyu sağlıklı ve güçlü tutmanıza yardımcı olabilir.

Karahindiba

Yatıştırıcı özelliği bulunan karahindiba çayı, depresyon, stres ve yorgunluğa iyi gelir.

Sindirim sistemini düzenlemeye yardım eder. İştah açıcı özelliklere sahiptir.

Güçlü bir idrar söktürücüdür. Müshil etkisi yaratan bir yapıya da sahiptir. Boşaltım sistemi üzerinde iyileştirici etkileri vardır.

Kalp kaslarının güçlenmesine yardımcı olur.

Kan şekerini dengede tutarak şeker hastalığı tedavisinde yardımcı bir yöntem olarak kullanılabilir.

Kolesterolü dengelemede destekçidir.

Egzama, sedef ve sivilce gibi cilt sorunlarında karahindiba bitkisinden faydalanılabilir.

Antioksidan özelliği sayesinde kanser gibi önemli hastalıklarda da kullanım için idealdir.

Sarılık, gut, romatoid artrit gibi hastalıklarda yarar sağlar.

Vücutta su tutulmasını azaltarak zayıflamaya da yardımcı olur.

Kan dolaşımını hızlandırır. Bu sayede vücuda güç ve enerji verir.

Karaciğer dostudur, karaciğeri temizlemeye yardım eder.

Antioksidan sayesinde vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olur.

Yüksek kolesterolün düşmesine katkı sağlar.

Kalp sağlığı için faydalıdır.

Kalp krizini engellemeye yardım eder.

Karaciğer sağlığı için yararlıdır.

Uzun süre tokluk hissi verir.

Zayıflamaya yardımcı olur.

Ödem atmaya yardımcı olur.

Cilt rahatsızlıkları problemlerini gidermeye fayda sağlar.

Egzamaya iyi gelir.

Kemik erimesini engellemede yardım eder.

Enerji verir.

Çiçeğinin içinden çıkan süt, mantar ve akne oluşumunu engellemede faydalıdır.

Mide rahatsızlıklarını gidermeye faydalıdır.

Bağırsakların düzenli çalışmasını sağlamak için yardımı olur.

Sindirimi kolaylaştırmak için faydalıdır.

Şeker hastaları için faydalı bir bitkidir.

İdrar söktürmek için fayda sağlar.

Kanı temizlemeye yardım eder.

Biberiye

Hazımsızlığın tedavisinde yardımcı olmak için sıklıkla kullanılır.

İltihap giderici özelliğiyle; geleneksel olarak mide ülseri, hazımsızlık ve bağırsak bozuklukları için kullanılır.

İrritabl bağırsak sendromu (IBS) ve kolit gibi bağırsak hastalıklarıyla mücadele edebilir.

Karnosol, rosmarinik, betülinik ve karnosik-asit biberiyede bulunur ve bunlar kansere karşı koruyucu etki gösterir.

Biberiye özleri cilt kanseri, lösemi, meme ve karaciğer kanseri, prostat, mesane, yumurtalık, kolon, akciğer, ve pankreas kanserlerine karşı koruma sağlar. Ancak daha fazla araştırmaya gerek olduğu ve bir doktora danışmadan tüketilmemesinde fayda olduğu unutulmamalıdır.

Biberiye asidi, anti-enflamatuar etkiye sahip olup, bu asidin, her zamanki anti-enflamatuvarda olduğu gibi prostaglandinlerin oluşumunda etkili olduğu gösterilmiştir. Bu nedenle, Biberiye hassas veya akne eğilimli cilde sahip kişilerde önerilmektedir.

Biberiye yaprakları genellikle kas ağrıları ve burkulan ayak bilekleri gibi hastalıkları tedavi etmek için doğrudan cilde uygulanan tentürler yapmak için kullanılır.

Biberiye özleri fenolik bileşikler içerdiği için nöronlarda meydana gelen bozulmaları önler. Bu nedenle tamamlayıcı tıpta, ataksi, bunama, Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıkların önlenmesinde kullanılmaktadır.

Tarih boyunca, biberiye birçok kültürde saç uzamasıyla ilişkilendirilmiştir.

Bilimsel olarak desteklenmese de bazı insanlar gut, öksürük, baş ağrısı, karaciğer ve safra taşı problemleri, yüksek tansiyon, diş ağrısı ve egzama gibi bir dizi durumu tedavi etmek için biberiye kullanır.

Ağrı dindirici ve iltihap giderici şifalı bir baharattır.

Hafızayı güçlendirici etkisi vardır.

Pek çok nörolojik ve sinirsel sorunun giderilmesi için kullanılır. Bu özelliği nedeniyle Alzheimer ve demans hastalığına karşı koruyucu olarak kullanılması önerilmektedir.

Pek çok vitamin ve mineral içeren bu faydalı bitki ayrıca oldukça güçlü bir antioksidandır.

Biberiye yağı serbest radikallere karşı koruyucudur. Bu nedenle kanserin gelişmesini önlediği iddia edilmektedir.

Bağışıklık sistemini güçlendiren biberiye ayrıca eklem rahatsızlıklarına, kalp sağlığına ve kas spazmına karşı faydalıdır.

Baharat olarak çok yaygın kullanılan biberiyenin yağı ve çayı da şifa amacıyla kullanılabilmektedir.

Enginar

Kötü kolesterolü düşürmede yardımcıdır.

Sindirim sistemini güçlendirici fayda sağlar.

Mideyi korumaya yardımcıdır.

Kan hücrelerini güçlendirmede yardımcıdır.

Kilo verme sürecini de destekler.

Karaciğeri temizlemeye yardım eder.

Fosfor, kalsiyum, demir, sodyum, potasyum, magnezyum, çinko, A, B1, B2, B6 ve C vitaminlerinden oldukça zengindir. Ayrıca lif yönünden zengin olması nedeniyle sindirim sistemine de yardımcıdır.

Kemikleri güçlendirmeye fayda sağlar.

Hücre onarımı ve yenilenmesini destekler.

Yüksek protein içeriği sayesinde kalp kasını güçlendirir, üre seviyesini düşürerek kalbin rahat çalışmasını sağlar.

Demir bakımından zengin yönüyle, demir eksikliği anemisinde tavsiye edilir.

Antioksidan özelliği sayesinde, toksik maddelerin vücuttan atılmasına yardımcı olarak, karaciğerin sağlıklı çalışmasını destekler.

Yapısında bulunan potasyum minerali, vücutta ki sodyum-potasyum dengesini düzenleyerek tansiyonu düzenler.

İçeriğinde bulunan quersetin ve antioksidanlar sayesinde kansere karşı vücudumuzu koruduğu bilinmektedir.

Enginarda bulunan ‘sinarin’ adlı madde, kandaki kötü kolesterolün düşmesine yardımcı olur.

Yüksek lif yapısı, kan şekerini dengeleyici etkiye sahiptir. Şeker hastaları için zeytinyağlı veya etli yapılmış enginar yemeği, beslenme kalitesini güçlendirir. Şeker kontrolünde olumlu etki göstermektedir.

Sigara içen bireylerde vücutta biriken nikotin seviyesinin azalmasına yardımcıdır.

100 gr pişmiş enginar 53 kaloridir. Düşük kalorisi nedeniyle kilo vermek isteyen bireylerin tercih ettiği sağlıklı besinler arasında yer almaktadır.

Ayrıca tüm bu sağlıklı yönleri dışında bilinmeyen bir yönü vardır ki sadece bedenimize değil ruhumuza da hitap eder. Vazoya koyacağınız enginar kısa sürede çiçek açar.  Mor çiçeği ve kokusu sayesinde ruhumuzu da besler.

Rezene

Rezene tohumu eskiden günümüze kadar kullanılan birçok hastalıkların doğal tedavisi olan bir çözümdür diyebiliriz.

Toksinleri vücuttan atmaya, tansiyonu dengede tutmaya,

Kan basıncını dengelemeye

Göz sağlığına,

Sivilce ve akneyi önlemeye,

Tokluk hissi vererek zayıflamayı kolaylaştırmaya,

Gastrit ve ülsere iyileştirmeye,

Kramplı sancıları önlemeye,

İltihapları kurutmaya,

Rahat uyku uyumaya yardım eder.

Zerdeçal

ltihap giderici, iltihap önleyici yani anti-enflamatuardır.

Sindirim sisteminize ve bağırsak sağlığına yararlar sağlar. Ağrı kesicidir.

Alzheimer riskini azaltmaya yardım eder.

Sahip olduğu antioksidan özellikten dolayı bakterilere karşı savaşır ve hücrelerimizi korumaya yardımcıdır.

Vücutta iltihap oluşumu birçok hastalığa davetiye çıkarır.

Düzenli bir sindirim sistemine sahip olmak istiyorsanız mutlaka zerdeçal kullanmalısınız. Zerdeçalın lifli yapısı sindirim sisteminin iyileşmesini destekler.

Zerdeçal kabızlığa iyi gelir. Şişkinlik ve gaz sorunu yaşayanlar için de doğal bir tedavi yöntemidir.

Kansere karşı koruma ve tedaviyi destekler.

İçindeki kürkümin sayesinde vücudun iyileşmesine katkı sağlar.

Yapılan çalışmalara göre zerdeçal içerdiği kürkümin ile hücrelerin DNA’sının bozulmasını engellemek ve kansere karşı korumaya yardım ediyor.

Kanser hastalığının tedavi sürecinde de kanser hücrelerinin artmasını yavaşlattığı için tavsiye edilir.

Depresyonun etkisini azaltmaya yardım eder.

İçinde bulundurduğu B6 vitamini sayesinde seratonin hormonunun salgılanmasını sağlar. Yani zerdeçal mutluluk vermeye destek olur.

Depresyon ve melankoli yaşıyorsanız kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olur. Özellikle zerdeçal çayı bu tür şikayetler için oldukça etkili sonuçlar veriyor. Kaynar suya 1 çay kaşığı zerdeçal atın, 10 dakika demleyin. İsterseniz bal ve zencefil de koyabilirsiniz.

Ayrıca hormonal dengeye olumlu etkilerinden dolayı zerdeçal çayı ruh halini ve stresi de düzenler.

Ağrı kesici olarak yardım eder. Ağrıyı azaltmada zerdeçal çok etkilidir.

Kas ve eklem ağrıları yaşayanlar, diş ağrısı yaşayanlar zerdeçal kullanabilir. Diş ağrınız varsa bir çay kaşığı zerdeçal, yarım çay kaşığı tuzu ılık suyla karıştırarak gargara yapabilirsiniz. Adet dönemi ağrıları yaşayan kadınlara da önerilir.

Alzheimer riskini azaltmada fayda sağlar.

Alzheimer hastalığının kesin tedavisi günümüzde bulunamamıştır. Bu nedenle Alzheimer oluşmadan önlemler almak gerekir. Zerdeçalın unutkanlık üzerine olumlu etkileri gözlenmiştir. Zerdeçal tüketimi hastalığın risklerini azaltacaktır. Bunlara ek olarak, zerdeçal odaklanma sorunu yaşayanlara da iyi bir arkadaş olabilir.

0
Bu Sitede, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. KABUL EDİYORUM