PUMPKIN CAP
Durum: Stok Var
364,00
-
+
İÇİNDEKİLER
Spirulina ekstresi, Meryem ana dikeni yaprağı ekstresi, Beşparmakotu ekstresi, Bal kabağı tohum ekstresi, Keten tohumu ekstresi, Akgünlük reçine ekstresi

KULLANIMI
Günde 2 defa 1 kapsül kullanılır. 11 yaş ve üzeri için uygundur.

Ürün İçerikleri

Akgünlük ekstresi

Akgünlük Ekstraktı Vücutta Nasıl Çalışır?

Bazı araştırmalar, boswellik asidin lökotrien oluşumunu önleyebileceğini ve bu sayede astım tedavisinde etkili olabileceğini göstermiştir. Lökotrienler iltihaplanma nedeni olarak tanımlanan moleküllerdir ve astım semptonlarını tetikleyebilirler.

Boswellia reçinesindeki dört asit, bitkinin anti-enflamatuar özelliklerine katkıda bulunur. Bu asitler, lökotrien üreten bir enzim olan 5-lipoksijenazı (5-LO) inhibe eder. Asetil-11-keto-β-boswellik asidin (AKBA) dört boswellik asitler arasında en güçlü olduğu düşünülmektedir. Bununla birlikte, diğer araştırmalar, diğer boswellik asitlerin, bitkinin anti-enflamatuar özelliklerinden sorumlu olduğunu göstermektedir. Boswellia ürünleri genellikle boswellik asit konsantrasyonlarına göre derecelendirilir.

Akgünlük Ekstraktı Osteoartrit Tedavisinde Kullanımı:

Akgünlük Ekstraktının (boswellia) Osteoartrit üzerindeki etkisi üzerinde yapılan birçok araştırma, osteoartrit ağrısı ve iltihabının tedavisinde etkili olduğunu bulmuştur.

Phytomedicine dergisinde yayınlanan bir 2003 çalışmasında, Akgünlük Ekstresi kullanan Osteoartrit diz ağrısı olan 30 kişinin de diz ağrısında bir azalma olduğu bildirildi. Ayrıca diz fleksiyonunda (esnekliğinde) meydana gelen artışı ve ne kadar yürüyebildiklerini bildirdiler.

Modern çalışmalar Boswellia’nın Osteoartrit tedavisinde kullanılmasının devam etmesini desteklemektedir.

Uluslararası bir laboratuvar tarafından yapılan bir başka çalışma, zenginleştirilmiş Boswellia ekstraktının dozajının arttırılmasının fiziksel yeteneklerde önemli bir artışa yol açtığını ortaya çıkardı. Osteoartrit diz ağrısı, Boswellia ürünü ile 90 gün sonra daha düşük bir doza ve plaseboya kıyasla daha fazla azaldı. Aynı zamanda kıkırdak parçalayıcı enzimin seviyelerinin azaltılmasına da yardımcı oldu.

Akgünlük Ekstraktı Romatoid Artrit Tedavisindeki Etkisi

Romatoid Artrit tedavisinde Akgünlük Ekstraktının (boswellia serrata) yararına ilişkin çalışmalar çeşitli sonuçlar vermiştir.

Romatoloji Dergisi’nde yayınlanan eski bir çalışma, Boswellia’nın Romatoid Artrit eklem şişmesini azaltmaya yardımcı olduğunu bulmuştur.

Bazı araştırmalar Boswellia’nın otoimmün sürece müdahale edebileceğini ve bunun Romatoid Artrit için etkili bir terapi olabileceğini göstermektedir.

Birçok araştırma, akgünlük ekstresinin (boswellia) etkili anti-enflamatuar ve immün dengeleme özelliklerini destekler.

Akgünlük Ekstraktı İnflamatuar Bağırsak Hastalıklarında Kullanımı

Akgünlük bitkisinin anti-enflamatuar özellikleri nedeniyle, Crohn hastalığı ve ülseratif kolit (UC) gibi enflamatuar bağırsak hastalıklarının tedavisinde etkili olabilir.

Bir 2001 çalışmasında, özel bir boswellia özü olan H15, anti-enflamatuar reçeteli ilaç mesalamin (Apriso, Asacol HD) ile karşılaştırılmıştır. Boswellia özütünün Crohn hastalığının tedavisinde daha fazla etkiye sahip olduğu gösterilmiştir.

Güvenilir birçok çalışma, bitkinin Ülseratif Kolit tedavisinde de etkili olabileceğini buldu. Boswellia’nın anti-enflamatuar ve bağışıklık dengeleyici etkilerinin iltihaplı bir bağırsağın sağlığını nasıl iyileştirebileceğini yapılan araştırmalar ve klinik çalışmalar sonucu yeni yeni öğrenmekteyiz.

Akgünlük Ekstraktı Astım Tedavisindeki Etkisi

Boswellia (akgünlük ekstresi) bronş kaslarının kasılmasına neden olan lökotrienlerin azaltılmasında rol oynayabilir.

1998’de yapılan bir araştırma, şifalı otların bronşiyal astım üzerindeki etkisini ve Boswellia alan insanların astım semptomlarını ve göstergelerini azalttığını gösterdi.

Bu konuda hala devam eden birçok araştırma mevcut ve bu araştırmalar bize şunu gösteriyor; Boswellianın (akgünlük ekstresi) bağışıklık dengeleyici özelliklerinin astımda meydana gelen çevresel alerjenlere karşı aşırı reaksiyon durumunda yardımcı olabilir.

Akgünlük Ekstraktı Kanser Üzerindeki Etkisi

Boswellik asitler kanser büyümesini engelleyebilecek çeşitli şekillerde etki eder. Boswellik asitlerin, bazı enzimlerin DNA’yı olumsuz yönde etkilemesini önlediği gösterilmiştir.

Çalışmalar ayrıca Boswellia’nın ileri meme kanseri hücreleri ile savaşabileceğini ve malign lösemi ve beyin tümörü hücrelerinin yayılmasını sınırlayabildiğini bulmuştur.

Başka bir çalışma, pankreas kanseri hücrelerinin istilasını baskılamasında boswellik asitlerin etkili olduğunu göstermiştir.

Akgünlük ekstraktının kanser tedavisindeki etkisi üzerine yapılan çalışmalar devam etmekte ve boswellia’nın anti-kanser aktivitesi daha iyi anlaşılmaktadır.

Balkabağı ekstresi

İçeriğinde bulunan A vitamini sayesinde deri ve hücre yapısının yenilenmesinde etkili olabilir.

İçeriğinde bulunan çinko sayesinde de saçların güçlenmesini ve dökülmesini önleyebilir.

Balkabağının çekirdeğinden elde edilen kabak çekirdeği ekstresi prostat sağlığı için gerekli mineralleri içeriğinde barındırır.

Vücudun herhangi bir yerinde oluşan iltihabın iyileşmesine yardımcı olabilir.

Lif içeriği yüksek olduğu için zayıflama diyetlerinde uzun süre tokluk hissi sağladığı için zayıflamaya yardım edebilir.

Sindirim sistemi problemi yaşayan kişilerde yüksek lif içeriği sayesinde kabızlığı önleyebilir.

Balkabağı ve çekirdeğinde bulunan A ve E vitaminleri sayesinde özellikle göz sağlığında etkili olabilir.

Bir su bardağı pişmiş balkabağında 11,7 mg, bir su bardağı pişmiş havuçta ise 6,6 mg Alfa karoten bulunmaktadır.

Demir, potasyum, kalsiyum, fosfor zengini olan balkabağının çok sihirli bir dünyası vardır. Bu sayede sağlıklı kemik gelişmesi ve kansızlığa karşı da önemli rol oynayabilir.

Balkabağında bulunan beta karoten sayesinde kalp hastalıklarında ve hiperlipidemi vakalarında kötü kolesterolün düşmesine yardımcı olabilir.

Antioksidan özelliği sayesinde kansere karşı vücudun dirençli olmasını sağlayabilir.

Vücudu mikroplardan koruyabilir, bağışıklığın güçlenmesinde oldukça etkili olabilir.

Prostat problemlerinin çözümünde faydalı olabilir.

Balkabağının çekirdeğinden elde edilen kabak çekirdeği ekstresi prostat sağlığı için gerekli mineralleri içeriğinde barındır. Erkeklerde sıklıkla görülen prostat problemlerinde, prostat büyümesini engellemede fayda sağlayabilir. Ayrıca idrar akışını artırıcı etkisi ile mesaneyi uyarıp, idrar yapma zorluğunu ortadan kaldırabilir. İdrar söktürücü özelliği sayesinde vücuttan toksinlerin atılmasında yardımcı olabilir.

Kanserle savaşta büyük rol oynuyabilir.

Hem Alfa hem de beta karoten miktarı hiçbir sebzede olmadığı kadar balkabağında yüksektir. Karoten içeriği yüksek besinlerle beslenmenin kanserle savaşmada önemli rolü bulunmaktadır. Özellikle mide, prostat ve lenfomalara karşı karotenlerin koruyucu olduğu düşünülmektedir.

Isırgan otu

Vücuttaki toksinleri temizleyebilir. Söktürücü özelliği, vücutta etkisizleştirilen toksinlerin hızlı bir şekilde vücuttan atılmasını sağlayabilir.

Besin alımını artırarak sindirim sürecinin sorunsuz bir şekilde çalışmasını sağlayabilir ve tehlikeli toksinlerin birikmesini önleyebilir.

Ayrıca lenf sistemini uyarır ve böbreklerdeki fazla toksinlerin atılmasına yardımcı olabilir.

Böbrek taşlarının önlenmesine yardımcı olabilir.

Bu bitkinin içeriğindeki etkin maddeler; böbrek, safrakesesi ve mesanede oluşan taş ve kumun kolayca atılmasını sağlayabilir.  Taş ve kum oluşumunu da önleyebilir. Ayrıca idrar söktürücüdür ve mesaneyi enfeksiyon ve ödemden korumaya yardım edebilir.

Saman nezlesi, astım ve diğer mevsimsel alerjiler dahil olmak üzere çeşitli solunum rahatsızlıklarının tedavisinde yardımcıdır.

Alerjik hastalıklara iyi gelebilir.

Araştırmalar, bu bitkiden alınan bazı ekstrakt birleşimlerinin, alerjik reaksiyonları önemli ölçüde azaltabildiğini göstermiştir. Astımı olanlar çayını düzenli tükettiğinde bu rahatsızlığın etkilerinin azaldığı gözlenmiştir.

Osteoartrit (Kireçlenme), artrit ve eklem ağrısını hafifletmede faydalı olabilir.

Isırgan otu genellikle eller, dizler, kalçalar ve omurgada eklem ağrısı yaşayan osteoartrit ve artrit hastalarının sıkıntılı bölgelerine haricen sürülerek ağrıların hafiflemesine yardımcı olabilir. Ayrıca ağız yoluyla alındığında da rahatlama sağlayabilir.

Romatizma ağrılarını hafiflettiği de bilinmektedir.

Osteoporoz ve kemik sağlığına katkı sağlayabilir.

Bor ısırgan otunun içeriğinde bulunan önemli bir mineraldir ve bu mineral kemiklerimizdeki kalsiyum içeriğinin korunmasında etkilidir. Böylece bu bitki osteoporozun başlamasının yavaşlamasına yardımcı olur.

Prostat sağlığını korumaya yardım edebilir.

Başta prostat kanseri olmak üzere, prostatla ilgili idrar yapma, idrar torbasının boşaltılması, ağrılı idrara çıkma, idrar sonrası damlama ve idrar akışının azalması gibi rahatsızlıkların tedavisinde etkili olduğu gözlenmektedir.

Cilde iyi gelir.

Ekstraktlar cilde uygulandığında, ısırgan otunun aknenin (sivilce) şiddetini azalttığı ve hatta bakteriyel enfeksiyonları önleyebildiği kanıtlanmıştır. 

Antioksidan özelliklerinden dolayı iyileşmeyi hızlandırabilir, yara izlerinin ve lekelerin görünümünü azaltabilir ve kırışıklıklarla yaş lekelerini azaltmak için anti-aging etkilerini artırabilir. Genel olarak tonik ya da maske olarak kullanılabilir.

Suçiçeği ve egzamadan kaynaklanan rahatsızlıkları gidermeye yardım eder. Yanık tedavisinde fayda sağlayabilir. Zeytinyağı ile karıştırılarak yanık bölgeye uygulanır.

Saç sağlığını koruyabilir.

Saç dökülmesini önleyebilir ve kellik tedavisinde kullanılabilir. Isırganın yaprakları kaynatılarak suyu saçın son durulamasında kullanılır. Bu işlem, kafa derisi sağlığını koruduğundan kepek oluşumunu da önleyebilir. Yanı sıra ısırgan otu çayı içilmesi bu tedaviyi daha etkili kılar. Azalan saçların yerine yeni saçların çıkmasını sağlayarak saçlarda gürleşme içim fayda sağlayabilir.

Pek çok kanserin oluşumunu önlemeye yardım edebilir.

Mide bulantısı ve ishali azaltabilir.

Ülser ve hemoroitleri yatıştırabilir.

Diş eti iltihabına bağlı kanamaları azaltabilir.

Böcek ısırıklarını tedavisinde yardımcı olabilir.

Spirulina

Spirulina, besin takviyesi olarak kullanılan mavi-yeşil bir alg türüdür.

Yüksek oranda protein, doğal demir, B vitamini, ve beta karoten dahil birçok vitamin ve mineral içerir.

Antioksidanlar, esansiyel amino asitler, klorofil ve phycocyanobilin (fikosiyanin) içeren spirulina, vegan diyetlerinde yaygın olarak yer alır.

Bilimsel çalışmalar spirulinanın pek çok hastalığa iyi geldiğini, antikanser, antiviral ve antialerjik etkilere sahip olabileceğini göstermektedir.

Bazı bilimsel çalışmalar Spirulinanın başta koronavirüs olmak üzere influenza ve bazı diğer viral hastalıklardan kaynaklanan enfeksiyonlara karşı koruyucu olduğunu göstermektedir. 

Ispanaktan daha fazla D vitamini bulundurduğu için demir eksikliği tedavisinde kullanılır.

Alerjik reaksiyonlara karşı vücudu korumaya fayda sağlayabilir.

İçeriğindeki E vitamini, Çinko ve manganez sayesinde cilde maske olarak kullandığınızda arındırıcı ve toparlayıcı etkisini cildinizde fark edersiniz.

Kasların güçlenmesine yardımcı olabilir.
Toksinleri vücuttan atmaya yararlı olabilir.
Düzenli kullanımda yaşlanma belirtilerini azaltmaya yardım edebilir.

Güçlü bir antioksidan ve antienflamatuardır.

Kan basıncı seviyelerini düşürebilir.

Kötü LDL ve trigliserid düzeylerini düşürebilir.

Alerjik rinit belirtilerini azaltabilir.

Kansere karşı koruyucu olabilir.

Kan şekerini dengelemeye yardım edebilir.

Zayıflamaya yardımcı olabilir.

Kas gücünü ve dayanıklılığı artırabilir.

Spirulinanın çeşitli rahatsızlıkların tedavisinde destekleyici olarak kullanıldığı bilinir. Ülser, tansiyon, kemik erimesi, kolesterol, cilt güzelliği, kansızlık, şeker, gastrit, kilo problemi ve sindirim gibi.

Güçlü bir antioksidandır.

İçeriğindeki aktif bileşenleri sayesinde hasara karşı güçlü antioksidan kaynağıdır.

Serbest radikallerle savaşmaya yardım eder.

Ayrıca spirulinanın içindeki klorofil kandaki toksik maddeleri temizlemeye yardımcı olur.

Spirulina, antioksidan özelliği egzersizlerin sebep olduğu kas yorgunluğunu ve hasarı en aza indirmeye yardımcı olur.

Yapılan araştırmalar spirulinanın dayanıklılığı arttırdığı ve yorulma süresini uzattığını göstermiştir.

Antialerjiktir. Alerjik rintli kişilerde hapşırma, kaşıntı, burun akıntısı ve burun tıkanıklığı gibi semptomları büyük ölçüde azaltmaya katkı yapabilir.

Vücuttaki besin eksikliğini giderdiği için bağışıklık sistemini de güçlendirebilir.

Kalp krizi, kronik böbrek rahatsızlıkları ve felç gibi pek çok hastalığın temel risk faktörü kan basıncıdır. Spirulina kan basıncını düşürebilir. Bu sayede bu ve benzeri rahatsızlıkların oluşma riskini azaltmada yardımcıdır.

Zayıflamaya yardımcıdır.

Spirulina yosunu faydaları arasında kilo vermeye çalışanların çok hoşuna gidecek bir takım özellikler vardır.

Spirulina, düşük kalorili ve yüksek besleyici bir gıdadır.

Metabolizmayı hızlandırmaya faydalıdır. Bu sayede yakılan kalori miktarı da artar. Diyetlerde zayıflamayı hızlandırmaya yardım eder.

Spirulina sindirim sistemini destekler ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Bağırsaklar için yararlıdır ve bağırsakların çalışmasını hızlandırır.

Yapılan bazı çalışmalarda spirulinanın bağırsaklardaki sağlıklı bakterileri korumaya yardım ettiği tespit edilmiştir.

Spirulina cilt için oldukça faydalıdır. Cilt güzelliği için birebirdir.

Özellikle akne ve sivilcelerin giderilmesine yardımcı olur.

Saç için faydaları da bulunmaktadır. Saç dökülmesine iyi geldiği bilinir.

Vücudu stresten korumaya yardım eder.

Spirulina, sigara, stres, hava kirliliği ve alkol gibi insan vücudunu olumsuz etkileyen dış etkenlere karşı vücudu temizlemeye ve korumaya yardım eder.

Spirulinanın vücudu çok iyi beslediği bilinir.

Vücuttaki enerji seviyesini yükseltir ve vücut direncini arttırır.

İçeriğindeki kalsiyum ve demir kas, kan ve kemik dokusunu destekler.

Zengin bir B12 vitamini kaynağıdır.

Spirulina tozu faydaları arasında kötü kokuları önlemek de var.

Beşparmak otu

Meryemana dikeni tohumu

Deve dikeninin bilimsel adı Silybum Marianum’dur.

Bu bitki Kutsal Meryem, Meryem ana dikeni ve kutsal diken olarak da adlandırılır. Eski bir efsaneye göre Meryem’in sütünden bir damla bu bitkinin yapraklarına düşer. Süt yapraklara değdiğinde beyaz renkli benekleri ortaya çıkar

Bağışıklık sistemini destekliyor.

Meryemana Dikeni’nin kullanılan kısımları esas itibari ile meyveleri yani tohumlarıdır. 

Tohumları ve silimarin; hepatit, siroz, karaciğer yağlanması, sarılık ve diğer karaciğer rahatsızlıkları ile baş ağrısı, nevralji, beyin ödemi, varis, seyahat hastalığı (yol tutması), MS, safra kesesi rahatsızlıklarında, mantar zehirlenmelerinde, sedef hastalığında, alkole bağlı karaciğer hasarında kullanılmaktadır.

Kuvvet verici olarak kullanılır. Özellikle hepatit tedavisinde fayda sağlayabilir.

Silimarin etkili bir karaciğer koruyucusu madde olup, standardize edilmiş %70-80 silimarin ihtiva eden ekstreleri kronik karaciğer rahatsızlıklarında kullanılır.

Ayrıca ruhsal hastalıklarda da kullanılmaktadır. Halk arasında toprak üstü kısmı idrar söktürücü, ateş düşürücü, romatizma ağrılarında, yatıştırıcı ve iştah açıcı olarak kullanılmaktadır. Bitkinin etken maddeleri karaciğeri genel anlamda korur ve karaciğeri zararlı ve zehirli maddelerden de büyük oranda temizler.

Karaciğerin dokusunu yenilemesine yardımcı olur.

Karaciğeri koruduğu, metabolizmasını iyileştirdiği için karaciğerle dolaylı olarak ilgili olan tüm rahatsızlıkların tedavisine de dolaylı katkı sağlar. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.

Karaciğer hastalığı, alkolik karaciğer hastalığı, hepatit ve hatta karaciğer kanseri gibi hastalıklar sonucunda karaciğerlerinde hasar oluşmuş kişilerde destekleyici bir tedavi olarak kullanılır.

Yapılan araştırmalar deve dikeninin toksik maddelerin karaciğere bağlanmasını engellediğini ve karaciğer fonksiyonunu iyileştiğini ortaya koymuştur.

Deve dikeni takviyesi tüketen karaciğer hastalarının karaciğer fonksiyonlarında iyileşmeler olduğu gözlemlenmiştir.

Şeker hastalığıyla mücadelede yardım eder. Yapılan araştırmalar sonucunda deve dikeni bitkisinin şeker hastalığı olan insanlar için yararlı olduğu ortaya çıkmıştır. Deve dikeni kan şekerini dengelemek, diyabet kaynaklı böbrek hasarının ilerlemesini önlemek ve şeker hastalığı kontrolüne yardım eder.

Beyin için faydalıdır. Beyin fonksiyonlarını geliştirir. Oldukça uzun süreler boyunca Parkinson ve Alzheimer gibi hastalıkların tedavisinde ilaç olarak kullanılmaktadır.

Deve dikenin antioksidan ve anti-inflamatuar etkileri beyindeki nöronları koruyucu etkiye sahiptir. Bu bitki yaşla beraber görülen beyin fonksiyonlarındaki azalmaya karşı mücadele eder.

Kadınlarda oluşan kemik kaybını geciktirmek ve önlemek için bir tedavi olarak kullanılabilir.

İlerleyici kemik kaybının neden olduğu bir hastalık olan osteoporoza iyi gelir. Osteoporoz küçük yaralanmalar sonucunda bile kolayca kırılabilen oldukça zayıf kemiklere sebep olur.

Deve dikeni, kemikleri güçlendirmeye ve kemik kaybına karşı koruyucu bir etkiye sahiptir.

Kanserle mücadelede yararları olabilir.

Deve dikeni tohumu pek çok aktif bileşikten meydana gelen antioksidan flavonoidlerin çok iyi bir kaynağıdır.

Bağışıklık sistemini güçlendirebilir. DNA hasarıyla savaşta fayda sağlayabilir.

Kanserli tümör büyümesini tersine çevirmeye ve kanser riskini azaltmaya yardım eder. Meme kanserini bloke etmeye katkıda bulunur.

Ayrıca akciğer ve prostat kanseri de dahil olarak birçok kanser türüne karşı vücudu korumaya fayda sağlayabilir.

Kalp sağlığı için faydalıdır. Kanı temizlemek, iltihabı azaltmak ve atardamarlarda bulunan oksidatif stres hasarını önlemek için yarar sağlar.

Yüksek kolesterol seviyelerini aşağıya çekmeye yardım eder.

Deve dikeni cilde faydaları açısından da dikkat çeker. Deve dikeni cildi koruyucu özellikle sahiptir.

Yapılan çalışmalar deve dikeninde bulunan yararlı içeriklerin UV ışınlarının sebep olduğu oksidatif stresin önlenmesinde oldukça etkili olduğunu ortaya çıkarmıştır. Çeşitli cilt rahatsızlıklarına neden olan UV ışınlarıyla indüklenen oksidatif stresin inhibitörü olduğu düşünülür.

Kanser tedavisi sırasında radyasyon nedenli oluşan cilt hasarını azaltmaya yardımcı olduğu bilinir.

Bitkinin antioksidan özellikleri; eklemlerin, gözlerin ve kasların sağlığı için de oldukça yararlıdır.

Yaşlanma karşıtıdır. Deve dikeni içeriğindeki antioksidanlar sayesinde vücutta bulunan serbest radikallerin hasarını önleme yardım eder. Bu da vücuttaki yaşlanmanın önüne geçer.

Deve dikeni, hem cilt hem de iç organların yaşlanmalarını yavaşlamasını sağlar. Böylece bazı ciddi rahatsızlıkların (böbrek ve karaciğer rahatsızlıkları, kalp hastalığı vb.) riskini azaltır.

Tohumları öğütüldükten sonra yoğurt içine veya bala ilave edilerek tüketilir. Ekstreleri eczanelerde satılmaktadır.

Keten tohumu

Keten tohumunun sağlığınızı ve beslenmenizin kalitesini artırabilen birçok sağlık yararı vardır. İşte bunlardan bazıları:

Yüksek lif içeriği mevcuttur.

Keten tohumu, kan şekeri seviyesini kontrol altında tuttuğu için birçok diyet programının önemli bir bölümünü oluşturur. Lif varlığı nedeniyle mideyi dolu tutar ve fazla kalori alımını engeller.

Kanser riskini önlemeye yarar sağlayabilir.

Keten tohumu ile ilgili yapılan bir çalışmada; meme kanseri riskini düşürebildiği ve tümörün boyutunu azaltabileceği belirtilmiştir. Ancak meme kanserine karşı yararlarını doğrulamak için daha fazla klinik deneye ihtiyaç vardır. Keten tohumu aynı zamanda prostat kanseri riskinin azalmasıyla da pozitif olarak ilişkilendirilmiştir. Araştırmalar, öğütülmüş ketenin liganda yönünden zengin olduğu için prostat kanseri ile mücadele eden erkekler için çok faydalı olduğunu göstermiştir.

Diyabeti kontrol etmeye yardımcı olur.

Keten tohumu, hem çözünür hem de çözünmeyen diyet lifi açısından zengin bir kaynaktır. Keten tohumunun bu özelliği, diyabet hastası kişilerde normal kan şekeri seviyelerini korumaya yardımcı olur.

Kolesterolü düşürmeye faydalar sağlayabilir.

Keten tohumundaki omega-3 yağ asitleri ve lignans varlığından dolayı, postmenopozal kadınlarda, LDL (kötü) kolesterol seviyelerini azalttığı bulunmuştur. Keten tohumunda bulunan çözünebilir lif ayrıca gastrointestinal fonksiyonların korunmasına yardımcı olur ve çözünmeyen lif, LDL (kötü) kolesterol seviyelerini düşürerek kalbin sağlıklı kalmasında yardımcıdır.

Cilt bakımında etkili katkı sağlayabilir.

Keten tohumu yağı, sivilce, rosacea ve egzama durumlarında iltihaplı cilt alanlarını iyileştirebilir. Bu yağın topikal uygulaması güneş yanıklarını etkili bir şekilde iyileştirebilir.

Sindirime yardımcıdır.

Keten tohumu , yüksek lif içeriği sayesinde kabızlık gibi sindirim sorunlarına yardımcı olabilir.

Genel sağlığı koruyabilir.

Keten tohumu, çoğu B kompleks vitamin ve E vitamini ile magnezyum, potasyum ve demir gibi mineraller bakımından zengindir. E vitamini sağlıklı cilt ve kemikler için esastır. Potasyum sinir sağlığını korur ve demir, kırmızı kan hücrelerinin ve genel metabolizmamızı etkileyen birçok enzimin hayati bir bileşenidir.

Enflamasyonla mücadelede yardımcı olabilir.

Keten tohumu, sadece balık yağında bulunan zengin bir omega-3 yağ asidi kaynağıdır. Omega-3 yağ asidi, vücuttaki iltihapla savaşan en aktif ajandır. Enflamasyon, kalp hastalıkları, astım, alerji, diyabet ve hatta bazı kanserlerin önde gelen nedenidir. Keten tohumu, nefrit vakalarında böbrek iltihabı oranını azalttığı gösterilmiştir.

0
Bu Sitede, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. KABUL EDİYORUM